Bulgaristan Türklerinin Özgür Sesi
YORUM

SOFYA SOFİADAN YOKSUN MU? [17 Haziran 2009]

Bilindiği gibi Bulgaristan’ın başkenti Sofya’nın adı, Yunancanın sofia kelimesinden gelir ve Türkçe anlamı da hikmet, bilgelik, felsefedir…
Sofianın en uygun Türkçe karşılığına bilgelik dersek; en uygun Bulgarca karşılığı ise, mıdrost kelimesidir.
Son zamanlarda Sofya’daki siyasetçilere bakıldığında, Sofya, sofiadan – bilgelikten-mıdrosttan yoksun gibi.
Hele Bulgaristan’da faaliyet gösteren “SALDIRI” (ATAKA) Partisi liderinin 07.06.2009 tarihli Avrupa Parlamentosu seçimleri esnasındaki şu sözlerinden sonra:
“Ben oyumu Bulgaristan’ın Türk taşrası olmaması için kullandım. Oyumu fesleri durdurmamız için kullandım, çünkü sadece bizim ülkümüz ve bizim programımız bunu garanti ediyor. Sanıyorum ki, Bulgaristan’ın Bulgarlara ait Ortodoks, Avrupa devleti olmalı ve Türkleştirme sürecinin nihayet durdurulması zamanıdır.”
Televizyonda bu sözleri dinlediğimde kendince sürekli Türklere hakaret eden birisinin ne kadar dünyadan kopuk, gerilimli ve seviyesiz olduğunu görünce, insan - Türk olarak - ister istemez bu adama karşı üstünlük duygusu hissediyor.
Fakat senelerdir resmi tarih kitaplarının etkisinde kalıp ufuksuz kalarak, böyle birisinin arkasına takılıp gidenler için de üzülmemek elde değil.
“SALDIRI” lideri konuşmasında, Bulgaristan’ın Türk taşrası olmasından bahsediyor...
Şayet en düşük maaş 200 yerine 600 olursa, öğretmen maaşı 400 yerine 1200 olursa, emekli maaşının en düşüğü 600 Leva olursa, hatta Milletvekili maaşları kat kat bir tarafta daha fazla ise ve size tercih hakkı verilse… Siz hangi taşrayı tercih ederdiniz?
“SALDIRI” lider konuşmasında, fesleri durdurmak istediğini ve bunu sadece kendi ülkülerinin garanti ettiğini söylüyor…
Fes, Osmanlı İmparatorluğuna 1839 tarihli Tanzimat Fermanı ile taşınması zorunlu hale getirilmiş ve Müslümanlarla birlikte buna Hıristiyan azınlıklar da uymak zorunda kalmışlardır.
Ancak Atatürk, 1925 yılında Şapka Kanunu ile fes taşımasını yasaklamış ve hatta İstiklal Mahkemeleri feste diretmek isteyenlerin bazılarını ipte sallandırmak zorunda kalmıştır. Şimdi fes sadece turistik eşya satan bazı dükkânlarda bulunmaktadır.
Bilindiği gibi Orta çağadaki şövalyelerin, o meşhur zırhlıları da tarihte yok olmuştur ve sadece bazı müzelerde onların birkaç kalıntısı sergilenmektedir.
Şimdi çıkıp, “ Ben bütün Şövalye zırhlarını yok edeceğim ve sadece benim ülküm bunu garanti ediyor“derseniz; size ne derler acaba?
“SALDIRI” lideri konuşmasında, Bulgaristan’ın Bulgarlara ait olmasını istemektedir. Yani homojen toplum…
1974 yılında Yunanistan’daki Albaylar cuntası Kıbrıs’ta, 1980 yılında Türkiye’deki cuntacılar, 1985 yılında Bulgaristan’daki totaliter rejim, 1989 yılında Yugoslavya’da Miloşeviç rejimi bunları denemişlerdir.
Görüldüğü gibi yakın geçmişte bütün Balkan Yarımadası ülkelerinde, bu homojen toplum yaratma sevdası felaketle sonuçlanmışken, bu konuyu Bulgaristan’da yeniden gündeme getirmek patriyotluk(vatanseverlik) mudur? Yoksa patriyotarlık(vatansevicilik) mıdır?
“SALDIRI” lideri konuşmasında, Bulgaristan’ın Ortodoks bir Avrupa devleti olmalı demiş…
İyi de bu çalışmadan nasıl olacak? Avrupalılar, “Gelin Ortodoks kardeşlerim, bizim dedelerimiz ve nenelerimiz maden ocaklarında, fabrikalarda vs 16 -18 saat çalışarak çok sermaye biriktirdiler, gelin bu sermayeyi sizinle paylaşalım” mı diyecekler?
“SALDIRI” lideri konuşmasında, Bulgaristan’ın Türkleştirme surecinin durdurulmasından bahsediyor…
Bulgaristan’da bir milyonun üzerinde Türk asıllı yaşıyor. Bunların çocuklarına ana dillerinde doğru dürüst eğitim dahi verilmezken… Türklerin bırakın günlük, haftalık Türkçe gazeteleri dahi yokken... Türkçe radyoları, televizyonları yokken…
Ne Türkleşmesi…
Burada Türkleşme mi var, yoksa Türklerin asimilasyonu mu söz konusu?
Batı Avrupa’da azınlıkları koruma dernekleri varken, Bulgaristan’da azınlıklara yayın organları ile birlikte saldırı örgütü vardır. Acaba bu Bulgaristan için, hayra alamet midir?
“SALDIRI” yandaşlarından birileri dolduruşa gelip veya başka birileri provokasyon için, azınlıklara karşı sözlü saldırıdan fiziki saldırıya geçerse ne olacak? Sofya’da bu olasılıkları düşünen var mı acaba?
Son zamanlarda Bulgaristan’da “SALDIRI” Partisi dışında da etnik sorunları kaşımaya hevesli politikacılar görünmektedir.
Bu konuda yazılacak çok şey var da, yer sorunundan dolayı şimdilik bu kadar…
Ne diyelim…
Neye hikmetse… Tanrı, Sofya’yı sofiadan yoksun bırakmış gibi.

Durmuş ARDA

DÝGERLERÝ
Diðerleri: 1   2   3   4   5   6   7   8   9   10   11   12   13   14   15   

« GERÝ DÖN

All Rights Reserved © 2006-2020    "SENÝ MEDYA" FÝRMASI