Bulgaristan Türklerinin Özgür Sesi
YORUM

SABIR TAŞI [25 Haziran 2009]

Demokrasi iyi bir şeymiş bizim ülkemizde. Artık 20 yıldır bazı kendini unutmuşlar, yasa, Anayasa tanımadan ağzına geleni konuşuyorlar. Hele de seçim önceleri, bazı parti liderleri kuzu kuzu durup dururken oy avına çıktıklarında adeta kuduzlaşıyorlar. Meydanlarda, basında ve TV konuşmalarında önceki başarısızlıklarını seçmenler önünde “temize” çıkarırken ille de suçlu HÖH lideri Ahmet Doğan gösteriliyor. Onun yanı sıra Bulgaristan’da en büyük etnik azınlık olan Türkler. Bu etnik düşmanlığın başını aşırı sağcı ATAKA parti lideri Volen Siderov çekiyor. Zavallı Türk düşmanlığı ile yatıp kalkıyor.
Ülkemiz 7 Haziran’da AP Milletvekillerini seçti. Seçim öncesinde partilerin propagandalarını dikkatle izledik. Her konuşan kendi tarafına oy çekmek amacıyla yağlı ballı konuştu. Aralarında birkaçları vardı ki, “Eski tas, eski hamam” dediler. Türk düşmanlığın başını çeken Siderov’tan başka kim olabilirdi?! Daha da ileri gidildi. Onun yandaşlarından biri /SKAT TV sahibi / her türlü sınırı aştı. Ekrandan, ruhsatlı silah taşıyan her Bulgar’ı ayaklanmaya davet etti.
Yakın geçmişte, Kırcaali’nin Opılçentsi semti yakınlarında, zamanında terk edilmiş eski bir Bulgar mezarlığında birkaç mezara hakaret edilmişti. Bu fırsat, Siderov ve bir kısım yandaşını Kırcaali’ye getirdi.
Eylem Belediye önünde dalgalanan kardeş Belediyelerin ülke bayrakları yakınında yapıldı. Fakat Siderov’un dikkatini sadece Ay yıldızlı Türk bayrağı çekmişti. Bayrağın hemen indirilmesi talebinde bulundu. Çapulcuları “indirelim” deseler de, sıktıramayıp ulumakla yetindiler.
Hakaret işinin içinden iş çıktı. Mezarlara saldıran çocuklardan biri Bulgar asıllı olduğu açıklandı. Hem de polis oğlu. Hal böyleyken Siderov dut yutmuş hindi yavrusu gibi yutkunmakla yetindi. Eylem faso fiso ile sonuçlansa da, Türklere karşı nefret püskürmeye yeterliydi. Yerli halk onların bu eylemini bir sirk temsili seyreder gibi izledi. Sabırlı ve hoşgörülü olduklarını bir daha kanıtladılar.
Bulgar halkının saygı ile andığı 2 Haziran Botev Günü’nde de Siderov ve yandaşları kaç paralık olduklarını gösterdiler. Bulgaristan’ın dört çapından Okolçıtsa tepesine toplanmış halk onların hareketlerinden nefret duydu. Orada yaptıkları rezillik yetmiyormuş gibi, devlet ve hükümetin başta gelenlerine ağza alınmayacak sözlerle yüklendiler.
AP seçimleri oy avcılığının sezonu kapanmadan yeni biri tüm hızıyla başladı. 5 Temmuz Bulgaristan’da Parlamento seçimleri yapılacak. Her zaman olduğu gibi, seçim önü günleri daha da gergin geçecek. Söz düellolarında kimse kimseden alçak düşmek istemeyecek. Söylenmedikler söylenecek. Zaten körüklenmesi hiç durmamış etnik konusu bazı parti liderlerinin dilinden düşmeyecek. Onlar kadar Bulgaristan vatandaşı olan ve zamanında ülkesini gül bahçesine çevirmiş en kalabalık azınlık olan Türkler maalesef yine hedef noktası olacaklar. HÖH partisine gönül bağladıklarından ötürü suçlanacaklar, kötülenecekler. Eski senaryolar tekrarlanacak. Beyni yıkanmış, aşırı milliyetçilik hastalığına tutulmuş kişiler, HÖH yanı sıra Türk düşmanlığını seçmenler önünde bir koz gibi kullanarak onların oylarını kazanmaya çalışacaklar.
5 – 6 senedir faaliyet gösteren ATAKA partisi Bulgar halkına Türk düşmanlığını aşılamak istese de pek başaramadı, ama havlamasından da vazgeçmiyor. Asırlardır Bulgar ve Türk halkı iyi komşuluğun ne demek olduğunu bilerek, bu tür havlamalara daha ilk baştan kulak asmadı.
Balkanların bir barut fıçısı olduğunu söylemişti biri. Çok haklı ve yerinde bir tespit.
Eski Yugoslavya Cumhuriyetlerindeki yakın geçmişteki gelişmeleri hatırlatmak yerinde olur. Sırbistan yöneticilerinin aşırı milliyetçiliği yüzünden çıkan etnik çatışmalara tüm dünya tanık oldu. Neler yapılmadı ki: Makedonya karıştı. Kosova ona göre. Bosna da etnik arındırmada yaşanan katliamlarda binlerce ölü toplu mezarlara gömüldü. Irzına geçilmiş yüzlerce kız ve genç gelinler hamile bırakıldı. Onlardan çoğu intihar etti. Yapılan insanlık dışı zorbalıklardan sonra iki komşu bir araya gelip, göz göze baka bilmeleri zor olur aslında.
Önümüzdeki seçimler de gelip geçecek. O havlamalar, o hırlamalar geçici bir zaman için de olsa uslanacak. Ancak, ATAKA partisinin borazancılığını yapan ve günün 24 saatinde Türk düşmanlığı püsküren SKAT televizyonu programlarını bu yönde dobra dobra sürdürecek. Bu konuda Elektronik Medyalar Kurumu şimdiye kadar parmağını bile oynatmadı. Oynatması gerekiyordu.
Devletin gerekli makamları “Bizde demokrasi var” deyip, etnik kin aşılayıp gerginlik yaratmak isteyenlere göz yummamalı. Koyu milliyetçilerin çatlatıp kırılmasını istedikleri sabır taşı bir bütün kalmalı.

Durhan ALİ

DİGERLERİ
Diğerleri: 1   2   3   4   5   6   7   8   9   10   11   12   13   14   15   

« GERİ DÖN

All Rights Reserved © 2006-2020    "SENİ MEDYA" FİRMASI