Bulgaristan Türklerinin Özgür Sesi
YORUM

ALTERNATİFİN ADI - YOK! [20 Aralýk 2010]

Geçmiş yılların bu kış aylarında Rodop köyleri fıkır fıkır kaynıyordu. Tütün alım-satım kampanyası bütün hızıyla sürüyordu. Ve satılan ürünün ardından hesap kitap yapılıyordu. Kim işine canı gönülden baktıysa sonunda yüzü gülüyordu. Bu tebessüm yıldan yıla Rodop köylüsünün yüzünde sönmeye başladı, ta ki bu yılsonunda hepten söner gibi oldu.
Yıl başında tütüncülerle sözleşme imzalayan şirketlerden halihazırda bir haber yok. Halk tütün balyalarını hazırlamış bekliyor. Ne zaman ve kimler tarafından start verileceği belli değil. Fiyat konusu başka bir sorun. Geçen hükümetlere kıyasla yeni hükümet geçen yılın sonunda, bu yılki tütün ürünü için, kalitesine göre bir ön fiyat belirlemedi. Bununla da alıcı firmaların elleri sökülmüş olup, kendi hesaplarına göre fiyat biçecekleri ortada. Parlamentona’nun kabul ettiği 2011 mali yılı bütçesinde tütüncülük yine yetim bırakıldı. İstenilen ek 73 milyon Euro “Ölme eşeğim ölme” deyimini hatırlatıyor.”Tütün” Fonu da kapatıldı ve tarihi karıştı. Bir sözle tütüncülük kendi akıntısına bırakıldı.
Hükümetimizin üst düzey yöneticileri hemen hemen her sabah benimsenen televizyon kanallarına çıkarak ne kadar halk için çalıştıklarını, ekonomik krizden çıktıklarını, ahalinin sofrası günden güne bollaştığını çok iddialı anlatıyorlar. Aslında gerçekler bir başka. Doğu ve Batı Rodoplarda tütüncülükle geçimini sağlayan halkın hali bir görülmeli. Bir sözle yerli köylü halkı örekede sümek ipliği gibi eğrilip bükülüyor.
Geçenlerde BSP Milletvekili Dimço Mihalevski,”SOKOTAB” tütün şirketinin Bulgaristan’dan Makedonya’ya çekildiğini (kaydığını) ve tütün ham madde ürünü serbest ihracat yasasının çoğunluk tarafından kabul edileceğini bildirdi. Bu konuda bir açıklama getirilmelidir ki, ham madde tütün ihracatı hiçbir ülkede yasa ile serbest bırakılmamıştır. Yasaktır! Sayın Milletvekili Mihalevski’nin tahminine göre can çekişen tütün sektörüne, bazılarının iyimserliğiyle mafya babalarının el süreceği görülmektedir. Bu durumda, çoğunluğun muhalefete inadına, körü körüne yasa tasarılarını onaylayacakları elde. Ya sonra, bu tütüncü halkın hali ne olacak? Sadece onların mı? Hayır!
GERB partisi iktidara geldi geleli sosyal ve ekonomi yönünde beceriksizliğini geçmiş hükümetlere, hele de Üçlü Koalisyon’a (BSP, NDSV, DPS) yüklüyor. Uzmanların bildirdiğine göre ekonomik krizden çıkış yerine çöküş var. Televizyon ekranlarından izlediğimiz kadar hükümetin kesin kararı krizden çıkış yollarını otobanlar yaparak, bulvarlar yenileyerek aramakta. Pek tabi, altyapının sağlam olmasına kimse karşı değil. Bir devletin temeli sağlam zemine oturmalı. Bunun yanı sıra halkın yaşamına da bir göz atılmalı kanaatindeyim. Hükümet bazıları için üvey ana olmamalı. Bulgar halkı büyük bir inançla GERB partisini iktidara getirdi. Umutla yenilikler, reformlar bekledi. Fakat ne umduk, ne bulduk! Tutum ve tavırlarıyla, yeni hükümet halka hizmet hükümeti olamadı. Bir buçuk yıldır beklerken de parmağa ağzında kaldı. Açılış şeridi kesilip denize giden yeni otobanlarda parmaklarında tütün kınası olan Ayşe veya Anka abla son model araba sürmeyecek. Sürecek olanlar belli!
Yıllar önce Rodoplarda tütüncülüğe alternatifler konuşuldu. Konuşuldu da bir türlüsü bulunamadı. Geçen hafta NTV-de yayınlanan “Na çetiri oçi” (Dört göz arası) programına konuk olan Tarım Bakanı Miroslav Naydenov, gelecek yıl tütüncülük için para olmayacağını apaçık söyledi: Geçmişte bu bölgelerde tütün ek gelir olarak emeklilerin yardımıyla işleniyormuş! Temelli ne çalışıldığını söylemedi. Para yok, dedi, çıktı işin içinden. Durum böyleyken tütüncülere ne kalıyor? Biricik çıkış yolu, yaşadıkları dağlarda bulamadıkları alternatifi otoban boylarına inerek, oralarda mum ışığında aramak!

Durhan ALİ
Ziyaretci sayýsý: 16660

DÝGERLERÝ
Diðerleri: 1   2   3   4   5   6   7   8   9   10   11   12   13   14   15   

« GERÝ DÖN

All Rights Reserved © 2006-2017    "SENÝ MEDYA" FÝRMASI