Bulgaristan Türklerinin Özgür Sesi
YORUM

21 Şubat uluslararası ana dili günü [17 Ţubat 2011]

2000 yılından itibaren 21 Şubat “Uluslararası Ana Dili Günü” olarak kutlanmaktadır. UNESCO (Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü) tarafından çokdilliliği ve kültürlülüğü desteklemek ve dilleri korumak ve gelişmelerine katkı sağlamak amacıyla ilan edilen bu gün, dünyanın değişik ülkelerinde kutlanmaktadır. Özellikle ana dilinin önemini vurgulamak ve ana dilinin geliştirilmesine ve korunmasına dikkatelerin çekildiği bu günde ülkemiz Bulgaristan’da yaşayan Türklerin bu günün anlamını ve önemini hem kendi insanlarımıza ve gençlerimize, hem de içinde yaşadığımız topluma hatırlatmamız gerekmektedir.
Dil, hiç şüphesiz, milletimizin tarih sahnesinde var olması, geleceğimiz acısından bugün önemli meselelerimiz arasında yer almaktadır. Konunun önemini ifade etme bakımından, mevzuyla ilgili bir şeyler söyleyebilmemiz ve yazabilmemiz için, aslında dilin mahiyetinin ne olduğuna, neleri kapsadığına, tarihi süzgeçten geçip günümüze kadar nasıl geldiğine, istikbalimiz açısından onun olmazsa olmazımız olup olmadığına bakmamız ve buna göre değerlendirmemiz gerekmektedir.
Dil, varlığın kendi var oluşunu ifade etmesi açısından olmazsa olmaz unsurlarından biridir. Her ne kadar o, seslerin, hecelerin, kelimelerin ve cümle gruplarının anlamlı ve ahenkli bir şekilde bir araya geldiği bir semboller bütünü olsa da, onu milletlerin varlığı, devamlılığı ve geleceği açısından değerlendirdiğimizde dil; bir milletin kendisini, yaşayışını, kültürünü, inancını, devlet anlayışını, tarih şuurunu, geleneklerini, göreneklerini, eğitimini, teknolojisini, mimarisini, musikisini, yeme-içme şeklini, giyimini, mutfak kültürünü, yatmasını, kalkmasını; başka bir ifadeyle folklorunu; iç ve dış dünyasını söz ve yazıyı kullanarak ifade ettiği, asla vazgeçilmesi mümkün olmayan şah damarı niteliğinde bir unsurdur.
Dil üretilen ürünlerle yani edebiyatla, romanla, şiirle gelişir yeni ufuklara ulaşır ve canlılığını korur. Dilin gelişen şartlara yeni durumlara ayak uydurabilmesi için onu kullanan insanların dili beslemeleri onu geliştirmeleri ve ona sahip çıkmaları gerekmektedir. Özellikle Bulgaristan’da yaşayan Türkler “Uluslararası Ana Dili Günü’nde” değişik etkinlik ve faaliyetlerle bu günün önemini herkese anlatmalıdır.
Bir Avrupa Birliği ülkesi olan Bulgaristan’da Türkçenin konuşulan ikinci büyük ana dili olduğu gerçeğini dikkate alarak hareket etmemiz doğru bir yaklaşım olacaktır. Eğer bizler dilimize sahip çıkmazsak zamanla kısırlaşan bir dili gelecek nesillere aktaracağımızdan kimsenin şüphesi olmasın.

Burada hatırlanması gereken önemli bir nokta Bulgaristan’da yaşayan Türk gençlerinin en büyük avantajlarından bir tanesinin de çok dilli yetişme potansiyeline sahip olmalarıdır. Eğer bu potansiyel iyi kullanılabilirse büyük ilerlemeler elde edilebilir. Bunun için de ana dilimize sahip çıkmalıyız.
Ana dilin öğretilmesinde ailenin rolü çok büyüktür. Bu nedenle anne babalar çocuklarının ana dilini doğru öğrenmelerini ve kullanmalarını teşvik etmeliler ve özellikle çocuklarımızın kitap okuma alışkanlığı kazanmaları için çaba sarf etmelidirler. Ana dilini iyi bilen bir kişi diğer dilleri de çok daha kolay ve iyi öğrenir. Hem içinde yaşadığımız toplumun, ülkenin dilini öğrenmek hem de kendi ana dilimizi, Türkçemizi iyi bilmek zorundayız. Çünkü çok dillilik bir zenginliktir.
Dil insanın duygu ve düşünceleri başka insanlara aktarmak için kullandığı sihirli ve mucizevi araçtır. Bu aracın değerini bilmek o aracı kullanan insanlar için çok önemlidir. Değerini bilmek demek, o dili kullanmak ve onu canlı tutmak için çalışmaktır. Bu nedenle son dönemlerde Türkçe konularının yoğun bir şekilde tartışıldığı bir ortamda bulunmaktayız.
UNESCO yaptığı çalışmalarda çokdilliliğin korunmasını ve geliştirilmesini desteklemektedir. Her ne kadar bazı çevreler çokdillilikten İngilizce, Fransızca, ve Almanca gibi dillerin yaygınlaştırılmasını kastediyorsa da, biz dünyadaki tüm dilleri çokdillilik içerisinde yer almasını ve geliştirilerek korunmasını savunuyoruz.
Yapılan bilimsel araştırmalar çocukların okul ve mesleksel yaşamlarında başarılı olabilmeleri için dili çok iyi edinip ve öğrenmeleri gerektiğini ortaya koyuyor. Bizce çocukların dil yetenekleri bir bütündür. Eğer çocuk çokdilli olarak gelişiyorsa, bu dillerin gerek aile içerisinde ve gerekse okullar tarafından desteklenmesi gerekir. Bizim çocuklarımız en az ikidilli ve çokkültürlü bir ortamda yetişmekte ve gelişmektedirler. Eğer bu destek sürekli ve düzenli bir şekilde yapılırsa çocuklarımızın büyük bir bölümünün en azından üçdilli (Bulgarca, Türkçe ve İngilizce) gelişme ve yetişmeleri sağlanabilir.
Bu nedenle Bulgaristan’daki Eğitim, Gençlik ve Bilim Bakanlığının bir yandan çocuklarımızın en iyi biçimde Bulgarca öğrenmelerini sağlayacak önlemlerle desteklemelerini istiyoruz. Diğer yandan da çocuklarımızın ana dilleri Türkçe’yi kültürlerarası bir anlayışla ders programı içerisinde sınıf geçmeyi etkileyecek şekilde öğrenmelerine olanak sağlanmasını talep ediyoruz. Bu derslerin okul müdürleri tarafından görevlendirilen ve Türkçe dersi verme öğrenimini görmüş olan ve Bulgarca’yı da çok iyi bilen öğretmenler tarafından verilmesini istiyoruz.
Ayrıca ülkemizde Türkçeyi hak ettiği konuma getirmek, dilimizin daha yaygın bir şekilde kullanılmasını sağlamak ve Türkçeyi iyi öğrenenleri teşvik etmek açısından velilerimizi çocuklarımızın çokdilliliğini evde ve okulda desteklemek için duyarlı olmalarına çağırıyoruz.
Dünyada konuşulan her dil değerlidir. Ama her millet için en değerli dil kendi ana dilidir. Bu bağlamda çok eski bir tarihe sahip Türkçenin milyonlarca insan tarafından konuşulduğunu hatırlamak dil bilincimizin artmasına fayda sağlayacaktır.
Bu anlamda ülkemiz Bulgaristan’da Ana Dili Gününü anmak kültürel değerlerin “insanlık” ortak çatısı altında gün yüzüne çıkartılması ve kopuk ilişkilerin aşılarak diyalog köprülerinin kurulması amaçlamaktadır.
Bu durum dikkate alındığında ise geniş bir coğrafyaya yayılmış ve köklü geçmişi olan bu dilin aynı zamanda bir çok ülkede de yabancı dil olarak öğretilmesi beklenmektedir. Bu nedenle Türkçemizi gelecek nesillere düzgün ve doğru bir biçimde aktarmanın, hem de onun bir yabancı dil olarak diğer toplumlar tarafından da öğrenilmesi için çaba sarf etmenin ne kadar önemli bir çalışma olduğunun altının çizilmesinde fayda vardır.
Son zamanlarda ülkemizde ana diline bakış açısının olumsuz olduğu, ana dili zorluklarının gündeme geldiği düşünüldüğünde, UNESCO’nun aldığı Uluslararası Ana Dili Günü kararının önemi ve değeri daha artırıyor ve bu günü herkes için daha anlamlı kılıyor.
Bu bağlamda çocuklarımızın ve velilerimizin Uluslararası Ana Dili Günlerini kutluyorum.

Harun BEKİR
Ziyaretci sayýsý: 13846

DÝGERLERÝ
Diđerleri: 1   2   3   4   5   6   7   8   9   10   11   12   13   14   15   

« GERÝ DÖN

All Rights Reserved © 2006-2017    "SENÝ MEDYA" FÝRMASI