Bulgaristan Türklerinin Özgür Sesi
YORUM

BALKANLAR VE TÜRKİYE [12 Aralık 2011]

Balkanlar ve Türkiye dediğimizde, et ve tırnak misali aklımıza gelir. Et ve tırnak nasıl biri birinden ayrı olmaz ise. Türkiye de ve balkan ülkelerinde yaşayan soydaşlarımızın durumu da yukarıdaki örnekte olduğu gibidir. Zaten Türkiye n suyun öbür tarafı dediğimiz Avrupa yakası Balkan yarımadasının içinde yerini alıyor. Onun da ötesinde balkanlarla can, kan bağlarımız var. Balkanlardan Osmanlının hükümdarlık asırlarını çıkarırsanız, Balkanlarda tarih diye bir şey kalmaz. 1877–78 Osmanlı-Rus savaşından sonra milliyonlarca aile parçalanarak Ana vatan Türkiye ye canlarını kurtarmak için göç etmişlerdir. Balkanlardan Türkiye ye tüm göçler balkanlardaki iktidarların ve aşırı milliyetçilerin baskıları sonucu olmuştur. Her ne kadar 1950–1968 göç anlaşmaları devletlerarasında birer protokole dayandırılmış da olsa, karşı tarafın soydaşlar üzerinde yaptıkları baskılar sonucu gerçekleşmiştir. Buna bir örnekte balkanlardan Türkiye ye mülteci olarak sığınan milliyonları gösterebiliriz. Bu gün balkanlardan Türkiye ye göç ve iltica edenlerin sayısının 25 milliyon civarında olduğu, güvenilir kurumların araştırmaları ile sabittir.

1989–90 yılına kadar kapalı kutu olan doğu bloğundaki ülkelerde yaşayan soydaşlarımız (buna SSCB sınırları içerisindeki soydaşlarımız da dâhil) Türkiye deki akrabaları ile ilişkileri tamamen kopuk denecek kadar azdı.

Gorbaçov’un Perestroykası (yeniden yapılanma) Balkan ülkelerine de yansıyınca, balkanlara da 90 lı yıllardan sonra demokrasi geldi diye sevindik. Üstelik bu süreçte Romanya ve Bulgaristan AB üyesi oldu. Bu duruma bizlerde sevindik. Artık balkanlarda yaşayan soydaşlarımız huzur içinde yaşayacaklar, dillerinden dinlerinden dolayı ayrımcılığa tabi tutulmayacaklar diye. Ne yazık ki yanıldık. Onlar da komşuları Yunanistan’ın Batı Trakya’daki soydaşlarımıza uyguladıkları ayrımcılığın da üzerine çıktılar.

21 yüzyılın başlarındayız. Artık birileri balkanlardaki aşırı ırkçılara şunu anlatmalı. Bu dünyanın nimetleri yeryüzünde yaşayan tüm canlılara yetecek kadar boldur. Yeter ki biz bunları kardeşçe bölüşmeyi bilebilelim. İnsana, dili, dini, rengi ne olursa olsun, insan olduğu için saygı göstermemiz gerektiği anlatılmalı. Bunu yapacak kurumlar; Dünya İnsan Hakları örgütleri. Dernekler, Odalar, Siyasi partiler ve benzeri kuruluşlar. Bu dünya toprakları üzerinden bizlerden önce milli yarlarca insanlar gelmiş geçmiş. Dünya hala yerinde duruyor. Bir gün bizlerde gideceğiz. Gelin bu fani dünyadan göçer iken gelecek nesilleri şu şiar altında toplayalım; GELİN DOST OLALIM DOST KALALIM, DOSTLUĞU GELECEK NESİLLERE MİRAS BIRAKALIM.

Bakınız AB ülkelerinde ekonomik kriz dalga, dalga yayılıyor. Komşumuz Yunanistan’ın durumu malum. Bulgaristan’da tarım kesimi ayaklanmaları şimdilik askıya aldı. Komşu komşunun külüne muhtaçtır derler bizde. Bulgaristan 1996 - 97 yıllarında ekonomik krize düştüğünde ilk el uzatan ülke Türkiye oldu. Sadece o günkü BAL-GÖÇ ve Federasyon yönetimi belediyelerle iş birliği yaparak 33 tır dolusu yardımı Bulgaristan da milliyet ayrımı yapılmaksızın muhtaçlara dağıtılmasını sağlamıştı. Sanki o günler gene yaklaşıyor. Boyko Borisov iktidarı devralırken merkez bankasının rezervi 8 milyar Leva olduğu. Bu rakamın 4 milyara düştüğü çeşitli kaynaklardan öğreniyoruz.

Kosova Türklerinin sesi olan ve Kosova halkının barış ve özgürlüğüne büyük katkıları olan. Türk Görev Kuvvet Komutanlığının 1999 yılında yayın hayatına koyduğu Mehmetçik FM radyosu bundan üç yıl önce susmuş. Bu günlerde de Kosova Türklerine 40 yıla yakın bir süredir hizmet veren Prizren radyosu ekonomik sıkıntılardan dolayı kapanıyor haberlerini okuyoruz. Bulgaristan’da, Batı Trakya da diğer ülkelerde Türkçe yayınlanan sınırlı sayıdaki gazete ve dergiler, gelecek sayıyı nasıl çıkarırız sıkıntısını yaşıyorlar. Bir milletin milliyetini belirleyen unsurların başında konuştuğu ana dili gelir. Sen 8–10 yabancı dil bilebilirsin. Onların hiç birisi seni o milletlerden birisi yapmaz. Zaten onlar da seni kendi milletinden olarak kabullenmezler. Bu nedenle buradan bir kez daha sesleniyorum. Bulgaristan da zorla verilen Bulgar Slav isimleri ile yaşayan Türkiye deki ve Bulgaristan daki soydaşlar; Sizlere Türk soyundan soydaşımız, candaşımız diyebilmemiz için; Lütfen Türk isimlerinizi geri alın ki gelecek nesilleriniz sizleri dünya menfaatleri karşısında tarih sayfalarında dinini, dilini, milliyetini değiştirmiş büyükleri olarak görmesinler.

Balkanlar ve Türkiye’nin et tırnak gibi biri birlerine bağlı olduğunu kabul ediyorsak. Onlara yardım etmekten ziyade oralarda iş yerleri açmalıyız. Türkiye ye kıyasla daha ucuz iş gücü bulunan bu ülkelere BALKAN SİAD’lar iş yerleri açmalı. Önümüzdeki yıllarda BRGK Konfederasyonu, bu tür kuruluşlarla iş birliği yaparak, önemli adımlar atmayı planlıyor.

Zülkef Yeşilbahçe
Ziyaretci sayısı: 16367

DİGERLERİ
Diğerleri: 1   2   3   4   5   6   7   8   9   10   11   12   13   14   15   

« GERİ DÖN

All Rights Reserved © 2006-2017    "SENİ MEDYA" FİRMASI