Bulgaristan Türklerinin Özgür Sesi
YORUM

Sosyal Eşitsizlik ve Ekonomik Kriz - 1 Bölüm [26 Kasım 2013]

Dünya ekonomisi bana her zaman bir soruyu kendi kendime sormama sebep olmuştur; neden bazı ülkeler gelişmekte iken bazıları ise bir çöküş yaşamaktadırlar, bunun sebebi nedir? Bu soru cevabı için geniş kapsamlı bir bakış ve dünya çapında bir araştırma yapılması gerekmektedir. Değişik örnekleri içeren bu çalışmam, genel olan sorunun sadece çok ufak bir kısmını ifade etmektedir.

Aynı zamanda dünya çapında o kadar bilgili ve uzman ekonomistlerin olmasına rağmen neden bu ekonomik kriz oluşmuştur? Salgın gibi bir ülkeden başlayıp bütün dünyayı saran bu krizin sebepleri neydi ve hangi unsurlar onu tetikledi? En önemli olan ise, bu ekonomik krizden çıkış yolu nedir?

Sebeplerden bazılarını bir inceleyelim. Sebep insanların IQ seviyesi ise Beverly Hills’ta yaşayanlar oldukça zengin olmasına karşılık, Rusya’da satrancın en popular sporlardan biri olmasına rağmen genel olarak fakirdirler. Doğal kaynaklar olabilir mi, o zaman neden elmas, zümrüt ve en değerli madenlerin bulunduğu Afrika açlıktan perişan olurken, Skandinavya’da soğuk taşı çatlattığı bir yerde, bolluk içindedirler? Araştırmaya deva edelim, belki tarihi kültür ve uygarlıktır? Mısır, dünyanın en eski uygarlıklarından ve kültürlerinden olan, insanlığın beşiği sayılacak bir ülke olmasına rağmen, elli – altmış yıllık tarihi olan ülkelerden oldukça neden geri kalmıştır?

Bu eşitsizlik neden o zaman? Neden bazı ülkeler zengin diğerleri ise fakirdirler? Cevabı parada gizlidir, tek başına sadece bir kağıt parçasından ziyade bir değeri olmasına rağmen ve aynı zamanda da en değerli olan paradadır.

Bu tarz finansal araştırmanın başlangıç noktası ise paranın en çok olduğu daha doğrusu işletildiği yer olması gerek. Günümüzde bu yer New York finans borsasıdır, bu kurum dünyanın en büyük yatırım merkezedir. Yatırımlar ise paranın karşılığı olan değerdir, bizim ise kişisel olan dikkate ve takibe almamızın bir sebebi daha vardır, oradaki dönen para bizim olmasıdır. New York finans borsasındaki günlük ortalama ciro 23 milyar dolar olarak hesaplanmaktadır. Bundan dolayı oldukça önemli ve dikkate alınması gereken bir kurumdur. Bu kurumda serbest piyasa için belirlenmiş özel kanun ve kurallar geçerlidir. Böyle kurallar ve kanunların olmaması halinde bu tür işlemlerin yapılabilmesi imkansız olacaktır.

Bunların ne kadar önemli olduklarını, Arnavutluk devletinin ekonomisinin çökmesine yol açan bir örnekle izah etmeye çalışacağım. Serbest piyasada kanun, kural ve siyasi güvence çerçevesi olmayınca tabi ki şiddet, yağmalama ve her türlü kanun dışı hareketler bolluk içindedir. İş yerleri sahipleri ile suçluların kanun önünde aynı sayıldığı taktirde, fakirlik ve hırsızlık muazzam olacaktır. Ticari fikri olan kişi, kendisine bu fikri gerçekleştirecek belirlenmiş finans kaynakları sağlayan kurum arayacağına, kanun dışı alınmış (hırsızlık veya yağmalama) ürünleri, bu tür ürünler ile ticaret yapan dükkan sahibine satmayı tercih etmektedir. Çok ilginçtir! Anarşinin, hile ve manipüle ile kazanılan ticari anlaşmaların uygulandığı bir serbest piyasada öngörülmeyen bazı sonuçları da beraberinde getirmektedir. Fakat ne yazık ki her zaman burada aldatılan ise normal vatandaştır. Buradaki dolandırma genelde ‘PİRAMİD’ adı verilen, yatırımcıların kendi yatırımları ile değil, başkalarının yatırımlarını (paralarını) kullanarak oluşturduğu sistemidir. Yani bizim paramız ile para kazanma, daha doğrusu parayı kazanmışın gibi göstermedir. Bu sistemin temelinde ise insanların çok çabuk ve zahmetsizce zengin olma isteğidir. En kötüsü ise bu ‘PİRAMİD’in çöktüğü andır, kurucusu hariç herkes aldatılmış ve parasını kaybetmiş konumundadır.

Komünizm rejimin 1992 yılında Arnavutluk’ta çökmesi ile birlikte bütün sistem de çöküşe uğradı. Arnavut halkı açlıktan ölümleri dışarıdan gelen yardımlar ve başta İtalya ve Amerika olmak üzere gurbetteki kendi yurttaşlarının gönderdiği paralar sayesinde atlatmıştır.

Halkın küçük bir kısım da olsa, biriktirdiği biraz parası bulunmaktaydı. Elinde sermayesi bulunan bu kişiler yatırımlara başladılar, yatırımlar ‘PİRAMİD’ sisteminde yapılmaktaydı. Bu yatırımlar kısa süreler içinde çok kazandırma imajı ile daha da büyüdü. Evet, gerçekten kazandırıyordu, yatırımcılar çok zengin oldular, fakat tek bir sorun vardı – bu kazançlar sadece evrak izlerinde idi. Her güzel rüya gibi bunun da sonu geldi, 1997 yılında ‘PİRAMİD’ sistem çöktü. Arnavutluk finansal çöküş ile birlikte bir anda kendisini boşlukta buldu. Protestoların başlaması ile olayların büyümesinden endişelenen hükümet toplantıları yasaklamaya karar verdi. Bu hareket zaten gergin olan ortamın patlamasına sebep oldu. Ne yapacağını şaşıran hükümet çaresizlikten askeriyeye canlı hedefe ateş emri vermesine kadar vardı. Askeriye ise istifa ve kaçışlar ile tepki verdi, asker ve subaylar da bu ‘PİRAMİD’ sisteme paralarını yatırmışlar, kaybetmişler ve bu yüzden kızgındırlar. İlkbahar sonunda ordu istifa ve kaçışlardan sonra yüz kişilik bir sayıya kadar azaldı. Askeriye inanılmaz bir yağmalama ve hırsızlığa uğraması sonucunda tamamen talan edildi. En azından alınacak bir şey kalmıştı. Savunma bakanlığın yaptığı araştırma sonucu edinilen bilgiler göre 1,5 milyon silah ve 10,5 milyar civarında cephane çalınmış, buna göre kişi başına düşen mermi 3000 civarında olduğu hesaplanmaktadır. Hırsızlık ve yağmalama olayları bir çığ gibi büyüdü, okullar, müzeler ve hastaneler hedef olmuştu. Karadağ’a giden demir yolu hattı bile çalınıp hurda olarak satıldı. Çok kısa süre içinde hırsızlık en üst ve inanılmaz boyutlara çıktı, artık hedefler köprüler, fabrika ve sulama istasyonları oldu. Hatta kolaylık amacı ile telefon tellerini direkleri ile birlikte alıyorlardı. Arnavutluk tam bir karanlığa boğuldu.

Bu serbest piyasanın kanunsuz ve kuralsız kalmasının sonucu oluşan en trajik örneklerindendir.

Devamı var…

CEM BAYRAKTAR - EKONOMİST

Cem BAYRAKTAR

DİGERLERİ
Diğerleri: 1   2   3   4   5   6   7   8   9   10   11   12   13   14   15   

« GERİ DÖN

All Rights Reserved © 2006-2020    "SENİ MEDYA" FİRMASI